İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, yaptığı yazılı açıklamada, vatandaşların son dönemde çeşitli sebeplerle verdikleri tepkilerin, ticari hayatı olumsuz şekilde etkilememesi gerektiğini vurguladı. Özgener, yaşanan bu durumların hem ticaretin sürdürülebilirliğine zarar verebileceğini hem de işletmelerin ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmasına neden olabileceğini belirterek, tüm tarafların daha dikkatli ve sağduyulu olmaları gerektiğinin altını çizdi.
"Ticaretin Devamlılığı İçin Sabırlı ve Duyarlı Olmalıyız"
Özgener, açıklamasında özellikle son zamanlarda artan toplumsal tepkilerin iş dünyasında yarattığı gerginliği dile getirdi. Her bireyin toplumda haklarını savunma ve ifade etme özgürlüğüne sahip olduğunu ancak bu tepkilerin ticari faaliyetlere olumsuz yansımasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. Özgener, "Vatandaşlarımızın şikayetleri, elbette ki dikkate alınmalı ve çözüme kavuşturulmalı. Ancak, bu tür tepkiler ticari hayatı sekteye uğratmamalıdır. Hep birlikte sağduyulu bir yaklaşım sergileyerek, iş dünyasının ve toplumun daha sağlıklı bir şekilde yol almasını sağlamalıyız" şeklinde konuştu.

Özgener'in açıklamasının tamamı şu şekilde:
"Vatandaşlarımızın kendi fikirleri doğrultusunda alınan bazı kararları eleştirmesini ve yasal yollarla tepkisini ortaya koymasını demokrasinin bir gerekliliği olarak görüyoruz. Ancak bu tepkilerin kendimize zarar vermemesi ve ticari hayatı olumsuz etkilememesi konusunda hassas davranmalıyız.
Hali hazırda yaşanan ekonomik zorluklar, dünya çapında yaşanan hızlı değişimler nedeniyle her birimiz bedeller ödemekteyiz. Ülkemizde ticari hayatın sıkıntılı günlerden geçtiği bu dönemde, üretim ve ticaret hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak her türlü çağrıların bu bedelleri artırması ve gün sonunda hepimize olumsuz yansıması söz konusudur. Bu konuda herkesi sağduyulu ve sorumluluk bilinci ile hareket etmeye davet ediyoruz.
Daha öncede çok kez ifade ettiğim gibi, Türkiye’nin en büyük gücü, krizleri yönetme becerisi ve toplumun ortak aklıdır. Şimdiye kadar nice badireleri atlattık, bundan sonra da diyalog ve sağduyu ile her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Bunun için demokrasiyi merkezimize almanın ve düşüncelerimizi yasal sınırlar içinde ifade etmenin hepimizin sorumluluğu olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum."