Dijital Bağımlılığın Psikolojik Etkileri

Her yıl dijital şeylere karşı olan bağımlılık artmakta ve bu hız kesmeden çoğalmakta. Teknolojinin hızla gelişmesi ve dijital dünyaların hayatımızın merkezine yerleşmesi, beraberinde bazı olumsuz sonuçlar doğurdu. Özellikle akıllı telefonlar, sosyal medya platformları ve sürekli bağlantılı olduğumuz internet, dijital bağımlılığın yayılmasına zemin hazırladı. Dijital bağımlılıkla tanışan bireyler, sosyal medya hesaplarından beyinlerini sürekli tetikleyen bildirimlerle kesilmeyen bir akış içinde kalıyorlar. Bunun sonucu olarak insanlar, zamanlarını daha verimli kullanmak yerine, dijital araçlarla geçirilen süreyi artırıyor ve gerçek dünyadan daha fazla uzaklaşıyorlar. Gerçeklik algıları gidiyor ve her geçen gün dış dünyaya dair olanları unutup dijitalde ne varsa inanıp doğru kabul ediyorlar.
Psikolojik etkileri de hastalık derecesinde arttı. Dijital bağımlılığın bireyler üzerinde psikolojik etkileri giderek daha belirgin hale geliyor. Sürekli dijital içerik tüketmek, bireylerin sosyal ilişkilerini zayıflatıyor ve yalnızlık duygusunu körüklüyor. Özellikle gençler, dijital dünyada daha fazla vakit geçirerek, yüz yüze etkileşimde bulunma yetilerini kaybetmeye başlıyorlar. Uzmanlar, dijital bağımlılığın depresyon, kaygı bozuklukları ve dikkat eksikliği gibi sorunlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Dijitalleşmenin yalnızlığı getirmesiyle birlikte de insanlar yalnızlaşmakta ve bu yalnızlaşma insanlarda depresyonu çoğaltıp psikolojik destek almaya karşı olan önyargıdan kaynaklı insanlar kendi başlarına çözebileceklerine inanıp destekten vazgeçiyorlar. Bu da onların ruh hallerinin daha da kötüleşmesine sebep oluyor.
Dijital bağımlılıklardan kurtuluş ne kadar zor olsa da imkansız değildir. Dijital bağımlılıkta mücadelede atılacak ilk adım, farkındalık yaratmak olmalı. Aileler, okullar ve toplum olarak bu bağımlılıkla ilgili bilinçlendirme çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekiyor. Dijital detokslar, yani belli bir süre boyunca dijital cihazlardan uzak durmak, dijital bağımlılıkla mücadelede etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Ayrıca, dijital platformların tasarımında da kullanıcıların sağlığını ön planda tutacak değişiklikler yapılması önem ifade ediyor.
Sosyal medya şirketlerinin, kullanıcıların zihinsel sağlığını gözeterek içerik sunması ve zaman yönetimi araçlarıyla kullanıcıları daha bilinçli hale getirmesi gerekebilir. Çağımızda resmen hastalık olarak kabul edilmektedir açıkçası ben de öyle düşünmekteyim. Bundan kurtulmak da kendi elimizde daha kötü hale getirmekte aynı şekilde. İnsanlar kendi iyiliğini de kötülüğünü de kendisinin karar verdiği gerçeğini kabul etmez. Her ne olursa olsun insan kendisi karar verir, kendisi mahveder.